Ambalaj tasarımında ürünü ve verilmek istenilen iletiyi en doğru şekilde aktarabileceğimiz yollardan biri de doğru renklerin kullanımıdır. Örnek verirsek çikolata ürünleri genelde kırmızı ve kahverengi gibi sıcak tonlardaki renklerle tasarlanmaktadır. İçinde fıstık bulunduran bir çikolatanın ambalajında fıstık tanelerinin olduğu yeşil renkle vurgulanmış ambalajla paketlenirken, bitter çikolata (acı çikolata)için siyah renk tercih edilmektedir. Bu rengin tercih edilmesinin bir diğer nedeniyse ambalajın üzerindeki yazıyı okumak zorunda kalmadan gözlerimizin ürünle olan ilk temasından sonra ürünün ne olduğunu ve ne içerdiğini karşı tarafa en kısa sürede aktarabilmek ve alım hissini kuvvetlendirebilmektir.

Ambalaj tasarımının, yiyecek sektöründe daha çok kırmızı renk tercih edilmektedir. Kırmızı renk kişilerin üzerinde iştah açıcı olduğundan dolayı sadece ambalajlar değil restoran ve fast-food zincirlerinin logo ve tabela gibi kurumsal tasarımlarında da kırmızı renkler hakimdir. Elbette kırmızının yaratmış olduğu bu algı sebebiyle birbirlerinin aynıları olan ambalaj tasarımlarıyla piyasaya çıkış yapmak pek de mantıklı bir hareket olmaz. Rakip analizi yapabilmek, yenilikçi adımlar atmak, markanızı ve ürününüzü her daim öne çıkartır. Tümüyle zıt bir renk kullanarak yeni bir ürünün kısa içerisinde insanların üzerinde etkisini bırakmasını sağlayabilirsiniz. Bunlar tümüyle birer pazarlama stratejisidir.

Ambalaj tasarlarken doğru renkleri seçip kullanabilmek oldukça önemlidir. Mesela su şişesi üzerinde kırmızı olan bir etiket tasarımı hazırlarsanız eğer mavi rengin verdiği soğuk, fresh hissiyatından farklı olarak kırmızı rengi size sıcaklık hissini verecektir. Sıcak havalarda oldukça susamış birine sıcak hissi uyandıran bir su şişesi pek de çekici gelmeyecektir. Bu gibi olaylardan ötürü renkleri doğru oranda olacak şekilde doğru yerlerde kullanmanın, ürünün satışa çıktığında yaşayacağı başarı ya da başarısızlığının üzerinde yüksek oranda etkisi olacaktır.

Ambalajın en esas hedefi ürünü korumak, raf ömrünü olabildiğince uzatmaktır. İkinci ve ticari hedefse ürünü tüketiciye gösterebilmek, içeriğini tanıtabilmek, talep edilip alınmasını sağlayabilmektir. Dolayısıyla ambalajlar hem kaliteli malzemelerden oluşuyor olmalı, hem de görsel olarak “ben buradayım!” dercesine tüketiciye sesini duyurarak kendisini almaya teşvik etmelidir.

Bir marketin reyonlarında geziyorken sizi aniden durduran ve daha önce hiç kullanmamış olduğunuz bir ürünü incelemenize hatta almanıza sebep olan o kısacık anın asıl sebebi ambalajın tasarımı ya da renklerinden dolayıdır. İlk beş saniye boyunca ambalajın tüketiciyle iletişim kurabilmesi açısından önemlidir. Bu durumda tasarımcıların ambalajı oluştururken sadece renkleri kullanmak değil ayrıca yaratıcılık da kullanarak ortaya farklı, yeni ve ilgileri üstüne toplayabilecek bir ambalaj tasarlayabilmek düşer. Ambalaj için ana faktör renk olsa bile yaratıcılıkla birlikte desteklenmesi gerektiğini de bir kez daha belirtelim.

Ambalaj tasarımı hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.